Tüm Gizemleri ile Yılan Kale Efsanesi

Tüm Gizemleri ile Yılan Kale Efsanesi

15 Aralık 2021

Adana Yılan Kalesi

Yılan Kalesi Nerededir?

Toros Dağları’nı aşarak Antakya’ya giden tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Yılan Kalesi, Orta Çağ’da Çukurova'nın Haçlı işgali döneminde Bizanslılar tarafından yapılmıştır. Anavarza, Tumlu ve Kozan Kaleleri gibi ovadaki diğer kaleleri de görüş alanının içine alan kalenin sekiz yuvarlak burcu vardır. Kalenin güneyinde yer alan nizamiye kapısından itibaren taş basamaklı merdivenlerle teraslara çıkılmaktadır. Kilise ve sarnıcı bulunan kalenin garnizonu en üst bölümde yer almıştır. Sarp kayalar üzerine yapılmış olan kalenin önemli bir sanat değeri vardır.

Yılan Kalesi İsmi Nereden Gelmektedir?

Eski adı Govara (Kovara) olan kaleye, yörede Şahmeran efsanesinin geçtiği yer olarak kabul edilmesinden dolayı, ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi 17'nci yüzyılda Şahmeran Kalesi adını vermiştir. Daha sonra Yılan Kale adını alan bu yapı, son derece zeki biçimde tasarlanan ve yerleştirilen sağlam surları, burçları, kale meydanına üç kapıdan sonra ulaşılabilmesi ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenleri ile fethedilmesi zor bir kale olmuştur. Yapı üzerinde Bizans, Haçlı ve Ermeni onarımlarına ait duvar kalıntıları göze çarpmaktadır. Ermeni onarımları pervaz, pencere ve kapı üstü tonozlarında kendini gösterir. Bu onarımları belgeleyen bir Ermeni yazıtı da yapı üzerinde mevcuttur.

Yılan Kalesi Efsanesi

Bu kalenin efsanesi yani hikayesine gelecek olursak; bildiğiniz gibi Adana bölgesine Kilikya denir. Kilikya’nın başkenti de Tarsus’tur. Tarsus kralı Tarsus beyinin kızına âşık oluyor. Fakat Tarsus beyinin kızı amansız bir hastalığa yakalanıyor ve bu hastalığın çaresini bulmak için köydeki tüm şifacıları çağırıyorlar. Şifacılar bu amansız hastalığa çare bulamayacaklarını söylerler ve Lokman Hekimi çağırmanız gerekmektedir derler. Kral Lokman Hekimi huzuruna çağırarak bu amansız hastalığa çare bulmasını ister. Lokman Hekim de gidip Şahmeranı bulun, yakalayın, getirin, üçe bölün, zehirsiz tarafındaki kanı kıza verirseniz kız ancak bu şekilde iyileşir der.

Bu arada bu durumlar yaşanırken Misis’ten 3 kişi Çeper dağına çıkıyorlar. Bu 3 kişiden birinin adı da Çeper. Dağda bir arı kovanına rastlıyor bu üç arkadaş. Bu balı toplayıp köylerinde satma niyetindedirler. Yüzeydeki balı topladıktan sonra Çeper’e aşağıya inmesi istenerek dipteki balı da toplaması istenir. Çeper içeri girdikten sonra arkadaşları üzerini kapatır. Çeper aşağıda mahsur kalmış oluyor. O arada gözüne bir yılan takılıyor Çeper’in. Çeper de o deliği eşerek yılanın gittiği yoldan bir çıkış arıyor kendine. Eştiği yerin ardına geçtiğinde kendini bir mahzen karşılıyor. Mahzenden çıkınca kendini Yılan Kalesinin dışında buluyor ve orada Şahmeranla karşı karşıya geliyor. Şahmeran ey insan oğlu beni burada da mı buldun. Çeper yalvarıyor Şahmerana kendini öldürmemesi için. Şahmeran eğer seni öldürmezsem gider diğer insanlara nerede yaşadığımı anlatırsın diyor ve en sonunda dayanamayıp Çeper’i serbest bırakıyor.

Kral dört bir yana haber salıyor bu arada gören var mı Şahmeranı diye ve Çeper’i kral huzuruna çağırıyor. Kral Çeper’e sorar. Sen Şahmeran’ı gördün mü? Çeper de görmediğini söyler. Kral Çeper’in hamama gönderilmesini emreder. Hamamda Çeper’in vücuduna baktıklarında yılan derisi olduğunu görüyorlar. Şahmeranı gördüğünden vücudunun bu hale geldiğini anlıyorlar tabi ki. Çeper de kellesinin alınacağından korktuğundan gördüğünü itiraf ediyor. Kralın askerleri hemen harekete geçerek Yılan Kalesini kuşatırlar ve Şahmeran’ı götürürler. Lokman Hekim’in dediklerine uyarak Şahmeran’ı üçe bölüp zehirli olmayan tarafından kıza kanını içirirler. Bunu duyan Lokman Hekim çok içerlenir. Ben herkese şifa verirken nasıl bir cana kıyarım der ve Yılan Kalesi’ne doğru yola koyulur. Yılan Kalesi’ne geldiğinde Bilge isimli aynı zamanda kalenin bekçisi olan yılanla karşılaşıyor. Lokman Hekim buraya teslim olmaya geldim halkının beni öldürmesi için der. Bilge de gitmesini ister Lokman Hekimden. Eğer halkım bunu duyacak olursa dünyanın sonunu getirir diyor. Bilge içerinden Şahmeranın iki bekçisini çağırır ve siz ikiniz bundan sonra Lokman Hekim’le gezeceksiniz der. Bu iki yılan asaya dönüşerek Lokman Hekim’in yanında olurlar. Lokman Hekim Misis Köprüsü’ne doğru yola çıkar ve yolda gördüğü otları toplar. Misis Köprüsü’nün tam ortasında Cebrail’le karşılaşır ve Cebrail ondan otları ister. Lokman Hekim direnince de elinden alırken kitabı ve otları suya düşer Lokman Hekim’in. Bunun üzerine Lokman Hekim de suya atlar. İleride sudan çıkan Lokman Hekim kitabında bir sayfanın çıktığını fark eder. Rivayete göre bu sayfa şimdiki doktorların ilaçları ve o asa olan yılanlar da tıbbın amblemi olarak geçmiştir. Yani Yılan Kalesi tarihi olarak rivayete göre de olsa büyük önem taşımaktadır.