İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

15 Eylül 2021

İstanbul Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

Avrupa Yakası Gezilecek Yerler

İstanbul, bugün Türkiye sınırları içinde yer alan dünyanın en büyük ve en kalabalık metropollerinden biri. Tarih boyunca çeşitli isimler alan İstanbul konumu itibariyle stratejik bir öneme sahip. Şehrin yarısı Asya kıtasında yer alırken diğer yarısı Avrupa kıtasında yer alıyor. Bu stratejik konum yüzyıllar boyunca İstanbul’un imparatorlukların başkenti olmasını sağladı. Hal böyle olunca paylaşması da zor oldu ve birçok kuşatmaya ve savaşa ev sahipliği yaptı. Son olarak Osmanlı İmparatorluğu tarafından alınan şehir yaklaşık 600 yıldır Türklerin himayesi altında ve günümüzde de bu himaye devam ediyor. Öncesinde Büyük Roma İmparatorluğu’nun önemli merkezlerinden biri olan İstanbul Büyük Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesi ile oluşan devletlerden biri olan Doğu Roma İmparatorluğu’nun da başkentiydi. Bu yüzden İstanbul’un demografik yapısı oldukça zengin olmakla birlikte bugün her dinden, her milletten insanın bir arada yaşadığı oldukça zengin bir kültür mirasına sahip. Ayrıca Hristiyanlık ’ın önemli mezheplerinden biri olan Ortodoks mezhebinin manevi merkezi İstanbul’dur. Hristiyanlar ve Müslümanlar için simge niteliği taşıyan şehir, tarihsel ve kültürel dokusu bakımından oldukça zengin. Şehrin gezilecek yerleri o kadar fazla ki tek bir yazıda ele alamayacağımızı düşünerek iki kısımda ele almaya karar verdik. Gelin hep birlikte bu koca kentin Avrupa yakasında gidilmesi gereken yerleri inceleyelim.

Topkapı Sarayı ve Gülhane Parkı

Topkapı Sarayı, İstanbul fethedildikten hemen sonra Fatih’in emri ile yapımına başlanan ve imparatorluğun 400 yıl boyunca yönetim merkezi olmuş saray. Bu açıdan oldukça önemli bir birikime sahip olan saray Cumhuriyet döneminde müze haline getirildi ve halka açıldı. İçinde oldukça önemli tarihi eserler ve belgeler bulunduran müzeyi gezmek için bir gün yeterli olmayacaktır. Oldukça büyük bir araziye kurulmuş olan sarayın içinde gezerken adeta geçmişe yolculuk yapacak, bambaşka bir atmosfere dahil olacaksınız. Girişin ücreti olduğunu belirtelim. Müze Kart ile giriş yapabilirsiniz.

Panorama 1453 Tarih Müzesi

Topkapı Kültür Parkı sınırları içinde yer alan Türkiye’nin ilk panoramik müzesini mutlaka ziyaret etmelisiniz. Müzede mehter müziği, Osmanlı atlarının kişnemelerinin ve top seslerinin efekt olarak kullanıldığı görseller sunan muhteşem bir fetih şöleni sizleri bekliyor. Bir odanın içinde kilometrelerce uzaktaki surlarda İstanbul’un nasıl fethedildiğini izleyebiliyorsunuz. Bu tip örnekler dünya üzerinde çok var ama bu müzenin farkı panoramaya gökyüzünün de dahil edilmesi ve bu açıdan bakıldığında dünyadaki tek örnek bu müze.

Eminönü ve Galata Köprüsü

Bir dönem İstanbul’un en önemli ticari merkezlerinden biri olan Eminönü günümüzde eski şöhretine sahip olmasa da hala elektronik, hediyelik eşya, saat, giysi vb. ürünlere ulaşabileceğiniz önemli bir yer. Alışverişinizi tamamladıktan sonra balık ekmek satan süslü teknelerden ekmek arası balığınızı alabilir ve Galata Köprüsü manzarası eşliğinde karnınızı doyurabilirsiniz. Sonrasında Galata Köprüsünden geçebilir isterseniz oltanızı alıp balık bile tutabilirsiniz.

Kapalı Çarşı, Sahaflar Çarşısı, Mısır Çarşısı

Metrodan Beyazıt durağında indiğinizde Beyazıt Meydanı’na rahatça ulaşabilirsiniz. Burada meşhur İstanbul Üniversitesi’nin giriş kapısını görebilirsiniz. İsterseniz Sahaflar Çarşısı’na uğrayabilir ve çeşit çeşit kitapları inceleyebilirsiniz. Hemen yakınında Kapalı Çarşı’yı göreceksiniz. Tarihi bir yer olan Kapalı Çarşı yüzyıllardır İstanbul halkının en önemli alışveriş merkezlerinden birisi durumunda. Çeşitli hediyelik eşyalar, baharatlar ve doğu kültürünün en önemli simgelerinden çeşitli halıları bulabileceğiniz bir yer.

Eyüp Sultan Camii ve Pierre Loti

İstanbul’un tarihi semtlerinden Eyüp’ü ve Eyüp Sultan Camii’ni görmeden turumuzu tamamlamak bu tarihi semte haksızlık olacaktır. Gezerken adeta eski İstanbul’u hissedeceğiniz ve kendinizi bambaşka bir atmosferde bulacağınız Eyüp Semti ziyaretçilerini bekliyor. Ardından Pierre Loti tepesine çıkabilir ve tarihi Pierre Loti Kahvesi’nde kahvenizi yudumlarken eşsiz manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

Boğaz, Beşiktaş-Ortaköy Hattı

Beşiktaş Çarşısı’nda kısa bir gezintiden sonra sahile çıkabilir ve Ortaköy’e doğru isterseniz yürüyerek, isterseniz vasıta ile gidebilirsiniz. Tavsiyemiz yürüyerek gitmeniz yönünde olur çünkü yol boyunca o kadar çok tarihi yapı var ki görmeden geçmeniz büyük bir kayıp olabilir. Çırağan sarayı, Yıldız Parkı yol boyunca gezebileceğiniz yerler arasında yer alıyor. Özellikle Yıldız Parkı’nın o rahatlatıcı atmosferi bütün negatif enerjinizi çekip alacak ve sizi tüy gibi hafifletecek. Şehrin kalabalığından, gürültüsünden ve havasından uzaklaşmak isteyenler için harika bir seçenek. Ortaköy’e geldiğinizde küçük şirin kafeler sizi karşılayacak. Bölgenin kumpirinin meşhur olduğunu da hatırlatalım. Sonrasında o meşhur karede, boğazın kenarında yer alan caminin önünde siz de fotoğraf çekilebilirsiniz. Fatih, Yedikule Zindanları Fatih Semti bugün hala önemli bir yerleşim yeri olup tarihte de İstanbul’un önemli yerleşim merkezlerinden biri olmuştur. Gidebileceğiniz yerler arasında Fatih Camii, Fatih Külliyesi, Yedikule Zindanları, At Pazarı, Fatih Sultan Mehmet’in türbesi ve Hırka-i Şerif sayılabilir.

Süleymaniye Camii

Osmanlı İmparatorluğu’nun ve dünyanın şüphesiz en iyi mimarlarından biri olan Mimar Sinan’ın Kanuni Sultan Süleyman için yapmış olduğu bu camiyi görmeden gitmek olmaz. 15. Yüzyıl Osmanlı mimarisini her yönüyle görebileceğiniz bir yapı olan Süleymaniye Camii, etrafında bulunan medreseleri, hamamları, aşevleri ile keşfedilmeyi bekliyor. Gezerken Mimar Sinan’ın o ince zekasına hayran kalmamak elde değil. Belgrad Ormanı Şehrin o yoğun temposundan, arabaların egzozlarından çıkan zehirli gazlardan, bitmek bilmeyen kalabalıktan ve bitmek bilmeyen gürültüden bir nebze de olsa uzaklaşmak istediğinizi duyar gibiyim. O zaman kısa bir mola vermek için sizi Belgrad Ormanı’na bekliyoruz. Gözünüzün alabildiğince her tondan yeşil görebileceğiniz, kuş cıvıltıları içinde oturup, oksijen dolu havayı içinize çekebileceğiniz huzurlu mu huzurlu bir yer. Deşarj olmak için birebir.

Galata ve Taksim

Tarihin en eski kulelerinden biri olan Galata kulesi Bizans İmparatoru Justinianos tarafından yaptırılmıştır. MS 507 senesinde yapımına başlanan kule MS 508 senesinde tamamlanmış ve o günden bugüne birçok kez restore edilmiştir. Günümüzde hala ayakta olan kule tarih boyunca gözlem kulesi, meteoroloji merkezi, rasathane gibi pek çok farklı amaç için kullanılmıştır. Bugün dünyanın her yerinden oldukça fazla turist kafilesi buraya, bu kuleyi görmeye geliyor. Kule ise adını Galata Semti’nden alıyor. Kulenin tepesine çıkarak, Galata Köprüsü’nü seyredebilir ve Boğaz’ın eşsiz manzarasına kendinizi bırakabilirsiniz. Ardından hemen aşağısında bulunan küçük kafelerden birine oturabilir ve çayınızı yudumlayabilirsiniz. Taksime doğru yürüyüşe geçerken St. Antuan Kilisesi’ni de görmeden turunuza devam etmenizi önermiyoruz. Taksim Meydanı’na vardığınızda Cumhuriyet Anıtı önünde fotoğraf çekilebilirsiniz.

Cihangir

Cihangir, genellikle İstanbul’a gelen turistlerin konaklamak için tercih ettiği bir semt. Bu semtin özelliği ne derseniz her adım başında karşınıza ünlü bir isim çıkabilir. Genellikle ülkenin sanatçıları, ünlü simaları ve entelektüel kesimi Cihangir’de ikamet ediyor. Kafeleriyle ünlü Cezayir Sokağı’na gidebilirsiniz. Ayrıca Asri Turşucusu, Cihangir Camii, Sanatkârlar Parkı, Kadiriler Tekkesi gibi gidebileceğiniz birçok yer bulunmakta.

Karaköy, Tophane

Karaköy, İstanbul’un en kalabalık yerleşim yerlerinden biri. Nedeni ile ilgili tespitlerimiz ne diye soracak olursanız hem tramvay güzergahının üzerinde bulunması hem Eminönü ve Taksim’e yakın olması hem de vapur ile Anadolu yakasına kolayca ulaşım sağlanabilmesi diyebiliriz. Bugün hala birçok insanın uğrak noktası olan Karaköy’de gezmeye ünlü Fransız Geçidi’nde yer alan kafelerden başlayabilirsiniz. Eskiden top dökme işi kullanılan imalathanenin bulunduğu Tophane bölgesinde yine birçok tarihi çeşme, camii ve müze bulabilirsiniz. Ayrıca Tophane bölgesinin ünlü nargilelerini de söylemeden geçmek olmaz. Ayrıca tatlı ile aranız iyi ise Karaköy’ün tarihi tatlıcılarına gidebilir ve eşsiz tatlıların tadına bakabilirsiniz. Yine turistlerin uğrak noktası Komando Merdivenleri de gezilmeyi bekleyen yerler arasında. İstanbul’un gezilecek ve görülecek yerleri o kadar fazla ki, bunları kelimeler ile anlatmak imkânsız. Kısa özetler halinde biz size rotayı çizmiş olsak da aslında bu yerlerin her biri, hakkında ciltler dolusu kitap yazılabilecek yerler ve keşfedilmeyi bekliyorlar. Gezdikten sonra ufkunuzun genişlediğini fark edeceksiniz. Ne duruyorsunuz? Keşfedilmeyi bekleyen binlerce yer, binlerce hayat, binlerce hikâye sizi bekliyor. Bu koca şehri herkes en azından bir kere görmeli. Dünyanın her yerini gezseniz dahi, bu büyülü şehri görmeden hiçbir şey tam olmayacak.